Aşık Veyselin Hayatı
1894 yılında Sivas'a bağlı olan Şarkışla ilçesinin Sivrialan Köyünde dünyaya gelmiştir. Anasının adı Gülizar, Babasının adı da Ahmettir. Veysel yedi yaşındayken sivasta bir çiçek hastalığı salgını olmuş o da yakalanmış bu hastalığa, sol gözü akıp gitmiş. Sağ gözüne de perde inmiş, talihsizlik yine yakasını bırakmamış Veysel'in. Bir gün Veysel inek sağarken babası yanına gelmiş. Veysel ansızın donuverince; yakında bulunan bir deyneğin ucu öteki gözüne girmiş. O göz de akıp gitmiş böylece. Veysel'in Ali adında bir abisi ve Elif adında bir kız kardeşi varmış. Hepsi çok üzülmüş Veysel'in bu kötü kaderine. Babası, oğlunun bağlamaya olan ilgisini görünce; bir saz alıp vermiş ona. İlk saz derslerini, babasının arkadaşı olan Çamşıhlı Ali Ağadan almış. Ve gitgide, kendini iyice saza vermiş Veysel. Yirmibeş yaşındayken (1919) anası, babası Veysel'i Esma adında bir kızla evermişler ve kısa süre sonra ikisi de göçüp gitmiş bu dünyadan (1921). İkinci çocuğu on günlükken, anasının memesi ağzına tıkanarak ölmüş, ardından da karısı evden kaçmış. Bu olay çok üzmüş Veyseli. Karısı kaçtığında bir kızı varmış Veysel'in. Daha bir yaşını bile bitirmemiş. İki yıl kucağında gezdirmiş Veysel, ne çare o da yaşamamış. Veysel'i yeniden evermişler. Bu karısı çocuk vermiş Aşığa. Biri ölmüş, iki oğlan, dört kız, altısı sağ. Onlar da 18 torun vermiş Veysel'e. Halk ozanlarından en çok Karacaoğlanı, Yunusu,Emrah'i, Dertli'yi severmiş. Köyünde ve çevresinde ondan önce bir tek meyve ağacı olmadığı halde, Sivrialan'da ilk meyve bahçesini o yetiştirmiş. Hem öyle bir bahçeymiş ki, içinde elmadan kayısıya, kirazdan cevize kadar türlü türlü meyve ve çiçek varmış. Veysel, kardeşlerinin yardımıyla bu bahçeyi yapmaya başladığı zaman köylüleri "Atalarımız bunca yıl böyle bir iş yapmamışlar, şu kör adam onlardan iyi mi bilecek ki böyle işe kalkıştı?" demişler. Bir kaç yıl sonra ağaçlar yetişmiş, meyve vermiş. Köylüler dediklerini hatırlayıp utanmışlar ve bu defa "O kör değilmiş, meğer kör olan bizmişiz diyerek Aşık Veysel'i kutlamışlar. işte böylesine bir insanmış o...
Düzenleme: Gürkan KAYA
Dostlar beni hatırlasın
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca, yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın...